Son Yazılar

Östrojen (Kadınlık Hormonu) Nedir?

Östrojen, kadınların sahip olduğu 2 ana cinsel hormondan biridir. Diğer cinsel hormon ise progesterondur. Östrojen, kadınların üremesinden ve fiziksel özelliklerinin oluşumundan sorumludur. Erkeklerde de östrojen bulunur ancak bu seviye daha küçük miktarlardadır. Birkaç östrojen formu vardır. Bu formlar genellikle çeşitli dokularda sentezlenen steroid hormonları ailesini ifade eder. Bunlar;

  • Estradiol (bazen E2 olarak da bilinir) en güçlü östrojendir. Kadınlarda yumurtalıklar tarafından üretilir.
  • Estriol (bazen E3 olarak da bilinir) hamilelik sırasında üretilir. Hamile olmayan kadınlar da fazla bir görevi bulunmaz.
  • Estron (bazen E1 olarak da bilinir) menopozal kadınlarda en baskın östrojendir.

Östrojen Ne İşe Yarar?

Östrojen, bir kızı bir kadına dönüştüren fizyolojik değişikliklerin gerçekleşmesine büyük oranda yardımcı olur. Bu duruma ergenlik dönemi denir. Bu değişiklikler şunlardır;

  • Memelerin şeklini alıp büyümesi,
  • Koltuk altı ve kasık bölgesinde kıllarının oluşması,
  • Adet döngüsünün başlamasıdır.

Östrojen adet döngüsünü de kontrol ederek yardımcı olur ve doğurganlık için oldukça önemlidir. Östrojen bunlarla beraber başka önemli fonksiyonlara da sahiptir. Bunlar ise:

  • Kolesterolün kontrol altında tutulması,
  • Kemik sağlığının gelişmesi,
  • Cilt, kemik, beyin (ruh hali de dâhil), kalp ve diğer dokuları etkilemesidir.

Ayrıca östrojenler vücuttaki birçok ana işlemin temel düzenleyicileridir. Örneğin:

  • Hem yağ hem de miktar olarak vücut yağının depolanmasını ve kas kütlesini kuvvetle etkiler.
  • Estradiol, vaskülatür ve diğer dokulardaki değişiklikler yoluyla kardiyoprotektif özelliklere sahiptir. Bu nedenle premenopozal kadınların kalp damar hastalıkları oranlarından erkeklere oranla daha düşük olmaları, ancak menopoz sonrası riskleri keskin bir şekilde artmaktadır.
  • Östrojen, genel kırılma ve oluşum dengesini belirlemek için kemiğe etki eder. Östrojen kemik parçalanmasını engeller ve IGF-1 sentezini başlatarak kemik oluşumunu uyarabilir. Menopoz sırasında estradiolün geri çekilmesinden sonra (ve genç bayan atletlerde egzersize bağlı amenore ile), kemik kırılma hızı sınırlanır ve mekanik yükleme yalnızca strese maruz kalan kemiklerde etkilidir.

Östrojen Yüksekliği Ve Düşüklüğü

Östrojen seviyelerindeki değişiklikler bir insanın hayatı boyunca birçok kez karşısına çıkabilir. Örneğin, ergenlik döneminde ve hamilelik sırasında östrojen seviyeleri doğal olarak artar. Östrojen düzeyleri menopozdan sonra veya bir kadın adet görmeyi bıraktığında düşer. Östrojen üretimindeki bu azalma, sıcak basmalar, vajinal kuruluk ve cinsel dürtü kaybı gibi semptomlara neden olabilir. Östrojen düzeyleri de doğumdan sonra düşer. Östrojen seviyelerinin düşmesine neden olabilecek diğer koşullar arasında hipogonadizm (veya yumurtalıkların azalmış fonksiyonu) ve polikistik over sendromu bulunur. Aşırı yapılan egzersiz ve anoreksi de östrojen seviyelerinde bir azalmaya neden olabilir, çünkü düşük vücut yağı olan kadınlar yeterli miktarda östrojen üretemeyebilir. Alkolsüz yağlı karaciğer hastalığı olan bazı postmenopozal kadınların (NAFLD) uzun süre östrojen eksikliği süreleri vardır. Son yapılan araştırmalar, bu eksikliğin daha şiddetli fibroz olma riskini artırabileceğini buldu.

Östrojen Doğal Yollarla Nasıl Arttırılır?

Östrojen hormonu doğal yollarla arttırılabilir. Östrojen hâkimiyeti için doğal tedavi en etkili ve en uzun ömürlü olanıdır. Bunun nedeni kök nedene inmesi, hormonal ekosistemini değiştirmesi ve eleme yollarını desteklemesidir. Östrojeni doğal yollarla arttırmak için;

Daha fazla lif tüketin: İyi miktarda lif içeren yiyecekler ve ayrıca diğer hayati vitamin (özellikle B ve C vitaminleri) ve mineralleri tüketmek östrojeni arttırır. Ayrıca karaciğerin aşırı östrojeni işlemesine yardımcı olması için brokoli, keten tohumu ve armut tüketilmesi önerilir.

Mikrobiyomunuzu destekleyin: İyi bağırsak bakterileri ve östrobolom adı verilen belirli bakteriyel genler kümesi, östrojeni metabolize eden temel bir enzim üretir. Mikrobiyomunuz, vücuttan hormonları atmakta hayati önem taşıyan eleme sistemlerinin bir parçasıdır. Lahana turşusu (tuzsuz) gibi günlük fermente yiyecekleri yiyin ve probiyotik tüketimini arttırın.

Karaciğerinizi sevin: Yumurta, havuç, ıspanak, kişniş, melek otu ve kuşkonmaz gibi sebzeler, karaciğer detoksifikasyonu için harikadır ve tüm eleme sisteminin işlevini arttırır.

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir